pencere 4000 sene öncesine kadar kovuklarda ve kendilerinin yaptığı her tarafı kapalı, girişi olan mekanlarda yaşarlardı. 4000’ den itibaren ’ te, boşluğuna benzer açıklıklar yapılmaya başlandı. Milattan 100 sene sonra Romalılar boşluklarını kapadılar. Ancak 1800 senesinden itibaren camları imal edilmeye başladı ve ışık alabilen ve dış etkinlerden korunmuş yapılarda oturmaya başladılar. İlk önce odun, kömür v. s. ile ısınan insan, petrolün bulunmasıyla istikametini bu doğrultuya çevirdi. Petrol krizinin başladığı anda, çevre kirliliği de alarm vermeye başlamıştı. İşte o zaman ısı tasarrufuna ve çevre kirliliğine vermeye başladılar.

Birkaç yüzyıl içerisinde dünyada ısıtma için kullanılan petrolü düşünürsek, bunun son 50 yıl içerisinde iki katına çıktığını görürüz. Özellikle 1950’ den sonraki 30 sene içinde kullanılan petrol miktarı, 80’ li yıllardan 2005 yılına kadar da tekrar katlanacağı düşünülmektedir. Petrolün bu kadar fazla kullanımı, binayı ısıtırken etrafa yaydığı gazların çokluğunu ifade eder. Ne kadar az yakıt kullanırsak çevreyi o kadar az kirletmiş oluruz.
Günümüzde tasarrufu ve dolayısıyla çevre kirliliğine sebep olan azaltmak, ve politikacıların en olmalıdır. Devamını Oku…